Temiz Toplum

Ergenekon Operasyonunun hız kazanması, üzerine örgütün yapısı merak edilmeye başlandı. İşte kısacık bir tanımlamayla Ergenekon`un örgütlenmesi ve amacı. "Ergenekon" olarak bilinen örgütlenme, başkana doğrudan bağlı olan dört daire komutanlığı ile iki sivil başkanlıktan oluşuyor.
"Lobi" adı verilen sivil unsurların örgütlenmesini sağlayan oluşumla ilişkileri bu iki sivil sağlıyor.
Kendi belirlediği "İç düşmanları" pasifize etmek, hatta ortadan kaldırmak için suikastları "kaçınılmaz" görüyor. Entelektüellere önem veriyor. Medyayı, sivil toplum kuruluşlarını kullanmanın onlar için önemli!
“Naylon terör grupları" ile naylon şirketler kurma gibi…
Finansmanı büyük oranda yurt dışı kaynaklardan temin ettiği söyleniyor…
İşte bu yapı, Tüm hatları ile devre dışı bırakılmaya çalışılıyor. Çalışmaları ve son tutuklamalar hakkında sayın başbakan’ın yorumu şu şekilde, "İtalya`da da temiz toplum mücadelesi verildi. Orada da bunlar yaşandı. Biz de temiz yönetim, temiz toplum oluşturacağız. Biz ne ile mücadele ettiğimizi biliyoruz. Çeteler, mafyalar artık bu ülkede yok olacak. Çeteler ve mafyalara karşı mücadelede kararlılığımız kesin"
Bu gibi ifadeler Başbakan’ın karalılık ifadeleridir.
Ama Sayın Başbakanın bu gibi derin bir örgütü çökertilmesi için daha çok şeyler yapması gerekirken; İnternet medyasına düşen bu haber beni şok etti!..
Adalet Bakanlığı’nın görevlendirdiği iki müfettişin soruşturmayı yürüten savcılık ve emniyette hakkında inceleme başlattığı belirtiliyor...
“Ergenekon’u soruşturan Cumhuriyet Savcısı’nın sonu da Ferhat Sarıkaya gibi mi olacak?” başlığı altında verilen haber şu şekilde; “Adalet Bakanlığı’nın görevlendirdiği iki müfettişin soruşturmayı yürüten savcılık ve emniyette hakkında inceleme başlattığı ortaya çıktı.
Adalet Bakanlığı’nın, iki müfettişi Ergenekon operasyonunu yürüten savcılık ve emniyet biriminde inceleme başlatmak üzere görevlendirdiği ortaya çıktı. Bakanlığın görevlendirdiği iki müfettişin, bir hafta, on gündür incelemesinin sürdüğü öğrenildi. Müfettişlerin, Ergenekon operasyonu soruşturması devam ederken bilgilerin kim veya kimler tarafından basına sızdırıldığını araştırdığı ifade ediliyor.”
Şimdi gel de bu haberden sonra insanın içine kurt düşmesin! Zaten bu kadar büyük bir yapılanmayı sorgulamak her yiğidin harcı değilken; Sayın Zekeriya ÖZ bir yandan bu davayı soruşturmakla ilgilensin, diğer taraftan yapılanmanın olası tehditleri (Ki mutlaka tehdit ediyorlar!), diğer yandan Adalet bakanlığın müfettişleriyle; hangi biri ile uğraşsın? Bence bu davanın tam olarak sonuca gitmesi, savcıyı incelemek şöyle dursun; onu süper yetkilerle donatmak lazım. Evet, İtalya, “temiz toplum”unu kurdu. Ama temiz toplumunu kurarken savcı hakkında bırakın inceleme ona “süper” yetkiler verdi… Biz de tertemiz bir tolum olmak istiyorsa Sayın Adalet Bakanı bu konuda daha hassas olmalı!..
Sayın Başbakanımın çok güzel bir şekilde kararlılık gösteriyor. Ama diğer taraftan savcılık hakkında ki bu gibi incelemeler yılgınlık gösterebilir!..
Bu gibi haberler eğer doğru ise, Adalet Bakanı Sayın Mehmet Ali şahin’in de bir açıklama yapması lazım gelir bence…
Ve artık Adaletin hakim olduğu, hiç kimsenin kendisini devlet olarak görmeyeceği-göremeyeceği, hak ve özgürlüklerin kısıtlanmadığı, rüşvet ve hortumların son bulduğu, faili meçhul cinayetlerin olmadığı, toplumumuzun huzurunu bozulamaya müsaade edilmediği ve gerçekten “HAKİMİYET KAYITSIZ ŞARTSIZ MİLLETİNDİR” ifadesinin gerçekleşmesini arzu ediyorum…

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !