Mustafa Hoca

Bizim Mustafa hoca İmam Hatip Lisesini yeni bitirmişti. Yaz  Kur-an Kursu için müftülükten izinle bir cami-i’de kur’an- Kerim derslerini vermeye başlar…

 

 Mustafa hoca, ilk kez ders vermenin heyecanını yaşamaktadır. Dersler çok güzel geçiyor. Öğrencilerde fevkalade kalabalık… Bu durum Genç hocaya daha da bir heyecan vermektedir. Çocuklarla diyalogu çok iyi. Her biri ile ayrı ayrı ilgilenmektedir…

 

 Bu arada öğrencilerin arasında; Yaşı küçük olduğu için kayıtlı olmasa da Mustafa hocanın kontenjanından faydalanarak her gün derse gelen Dokuz On yaşlarında ki Mehmet adında bir öğrencisi var ki; adeta afacan, bir o kadarda zeki… Yaşı küçük olduğundan ve tabi zeki bir çocuk olduğu için genç hoca ona bir başka ilgi göstermektedir. Tabi hocanın bu ilgisi afacan Mehmet’i az da olsa şımartmaktadır…

 

 Günler böyle güzel geçerken bir gün Mustafa hoca sabah erkenden cami-i açar etrafı bir güzel temizler bu arada ders saati olunca öğrenciler gelmeye başlar. Öğrencilerin tamamı gelince ve ders saati girdiğinde Mustafa hoca dersine başlar. Sırası ile dünden verdiği dersleri dinler ve yeni dersler verir… Bu arada yaramazlık yapan Mehmet’i aslında hep yaptığı, yaşından dolayı küçük yaramazlıklar nedense bu kez bizim genç hocanın canını sıkar. Hoca gayri ihtiyari bağırır; “Hıyar… otur yerine”  İlk kez hocasının kendisine sinirlendiğini üstelik  de “hıyar” dedi için Mehmet beklemediği azarı işitince olduğu yere çöker. Arkadaşları arasında işittiği azarın şokuyla gayri ihtiyari gözyaşları yanaklarında istemeyerek çenesine doğru süzülür.

 

 Mustafa hoca stresten dolayı elinde olmayarak sarf ettiği sözden dolayı, pot kırmıştı. Çok sevdiği Mehmet’in kalbini fena kırmış, Bu durumu düzeltmek ve Mehmet’in gönlünü almak için çareler düşündü. Tam o sırada nereden aklına geldi ise Mehmet’e; “Mehmet’ciğim bana bak ben aslında sana Hıyar derken kötü manada demedim. Arapçada Hıyar demek hayırlı demektir. Üzülme tamamı? Der…

 Öğrencilerin içinde azarlanmak Mehmet’in gururunu incitse de hocasının bu açıklaması onu sevince boğmuş, kendine getirmişti. Mehmet’te hocasının bu jestini karşılıksız bırakmamak için o heyecanla; “Öylemi hocam! Dedi hayretle… Yüzüne yansıyan sevinç belirtileriyle öğrencilerin şaşkın bakışları arasında “teşekkürler Hocam, o zaman sen de Hıyar oğlu hıyarsın.”  

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !